The Public Enemy'den Gomorrah'ya: Herkesin en az bir kez izlemesi gereken 7 mafya filmi

3.173 Gösterim
23 Ekim 2017 16:27
The Public Enemy'den Gomorrah'ya: Herkesin en az bir kez izlemesi gereken 7 mafya filmi

Siyah beyaz dönemlerden 3D çağına, tüm türler arasında her dönem seyirciyi etkilemeyi başarmış türlerin başında New York'tan Londra'ya, Napoli'ye ve daha dünyanın birçok yerine uzanmış kırmızının yoğun olduğu ziyafet sofralarında kimi zaman cesur bir kahkaha kimi zaman mahut karakterlerin sert konuşmalarına sahne olan mafya filmleri geliyor. Hollywood'un en iyi ihraçları çoğu zaman suç mahzenlerinden çıkarken indie ve yabancı film dünyası da suç temasını kendi klasik tarzıyla ortaya koymaya devam ediyor. 

 

The Public Enemy'den Gomorrah'ya: Herkesin en az bir kez izlemesi gereken 7 mafya filmine bir göz atalım.


Eastern Promises (2007)

David Cronenberg'in prömiyeri Toronto Film Festivali'nde gerçekleşen 2007 yapımlı filmi Eastern Promises'ın başrollerini Viggo Mortensen ve Naomi Watts paylaşırken, film ebe olan Anna'nın doğum esnasında kollarında ölen genç bir Rus kadınla ilgili gerçekleri araştırmasıyla başlıyor. Genç kadından kendisine kalan günlük onu Rus mafyasının içine çeker ve burada mafyanın kendini kanıtlamaya çalışan bir üyesi Nikolai'yle tanışmasıyla ikisinin de hayatı bu karanlık mafya içerisinde bambaşka olaylara sahne olacaktır.

Carlito's Way (1993)

Kült suç filmleri arasında başı çekenlerden biri olan ve yönetmen koltuğuna Brian De Palma'nın oturduğu Carlito's Way, hayatı boyunca işlediği suçların cezasını çektikten sonra hapisten çıkan Carlito'nun yeni bir gelecek arzusunun yanında geçmişinden sıyrılamamasını konu edinir. Usta oyuncu Al Pacino'nun hayat verdiği Carlito karakteri hapisten sonra kendine yeni bir yol çizerek suçtan uzak durmak istemesine rağmen eski alışkanlıklarından kolayca sıyrılamaz ve kendisini belanın ortasında bulur. Al Pacino'ya, Sean Penn ve Penelope Ann Miller'ın eşlik ettiği Carlito's Way, mafyaların iç içleyişi ve sert kurallarını en gerçekçi şekilde ortaya koymaktadır.

Gomorrah (2008)

Roberto Saviano'nun kitabından, Matteo Garrone'nin beyaz perdeye uyarladığı Gomorrah, 2000'li yılların en başarı mafya filmleri arasında yerini alıyor. Gomorrah, Napolili bir mafya örgütü olan Camarro adına çalışan beş farklı adamın iç içe geçmiş hikâyesini oldukça epik ve bir o kadar gerçekçi şekilde ele alırken örgütün modadan uyuşturucu trafiğine kadar İtalya içerisinde hakim olduğu her sektörü gözler önüne seriyor.

Goodfellas (1990)

Los Angeles'lı gerçek bir gangster olan Henry Hill'in hikâyesini anlatan Goodfellas'ın başrollerini Robert De Niro, Ray Liotta ve Joe Pesci paylaşırken yönetmenliğini Martin Scorsese üstleniyor. Gangsterler arası hiyerarşik yapılanmaya karşı Henry'nin tutumuyla nabzı yükselen film 6 farklı dalda Oscar'a aday gösterilmiş olmakla beraber bugün tüm zamanların en iyi filmleri listelerinde her daim yerini koruyor.

The Long Good Friday (1980)

1980 yapımlı İngiliz suç filmi olan The Long Good Friday, Bob Hoskins'in hayat verdiği gangster olan Harold karakterinin gayrı menkul işine girmeye çalışmasıyla başlar. Harold'ın amacı yasaya uygun bir iş adamı olarak yeni planlarını hayata geçirip işlerini yükseltmektir. Ancak hiçbir şey umduğu gibi ilerlemez ve yeni ortaklarıyla buluşacağı gün Londra'nın birçok farklı yerinde bombalar patlamaya başlar. Gizemli bombaların peşine düşen Harold gizemini çözmeye çalıştığı bu kanlı olayların yenilerinin başlamasına sebep olur. Harold karakteriyle kariyerinde büyük bir sıçrayış gerçekleştiren Bob Hoskins'e, Victoria rolüyle Helen Mirren eşlik ettiği filmin yönetmen koltuğunda John Mackenzie oturuyor.

Miller's Crossing (1990)

Başrollerini Gabriel Byrne, Albert Finney, Macia Gay Harden ve John Turturro gibi isimlerin paylaştığı Miller's Crossing'de, Coen Kardeşler Amerikan suç örgütlerinin iç dünyasına alışılmışın dışında bir gözle yaklaşıyor. Karanlık dünyalardaki ihaneti ve çekişmeyi gözler önüne seren film, Tom Reagan karakterinin iki rakip gangster çetesi arasındaki güç mücadelesinde iki tarafı birden idare edişini konu ediniyor.

The Public Enemy (1931)

Klasikler arasında yerini almış 1931 yapımlı The Public Enemy, William Wellman'ın ana karakterin hikâyesiyle ilerleyen bir gangster filmi olmasının yanı sıra hikâyenin tabanında yatan dönemin sosyal gerçekçiliğini başarılı bir şekilde gözler önüne seriyor. Film James Cagney'nin hayat verdiği baş kahraman Tom Powers'ın haylaz bir gençten azılı bir suçluya dönüşümünü konu ediniyor.