7 özel performansı ile Christian Bale

2.801 Gösterim
30 Ocak 2018 18:00
7 özel performansı ile Christian Bale

Oscarlı oyuncu Christian Bale'in; fiziksel değişimin gerekli olduğu, zorlayıcı rolleri tercih ederek şekillendirdiği kariyerinde öne çıkan performanslarını derledik.


Empire of the Sun (1987)

Hayatının en iyi rollerinden biri, Christian Bale'i henüz kariyerinin başındayken buldu. J.G. Ballard'ın yarı otobiyografik romanından Steven Spielberg yönetmenliğinde sinemaya uyarlanan Güneş İmparatorluğu (Empire of the Sun), ailesiyle birlikte yaşadığı Şangay'dan 2. Dünya Savaşı'nın patlak vermesi ve Japon işgali sonucu bir toplama kampına götürülen 13 yaşındaki Jim'in hayal gücünü kullanarak var olmaya devam etme çabasını anlatıyordu. En iyi çocuk oyuncu performanslarından birini veren Bale için bu filmle birlikte kariyer fırsatlarının önü açılmış oldu.

American Psycho (2000)

İlk büyük çıkışı sonrası 90'larda Todd Haynes ve Jane Campion gibi sinemacıların yapımlarında yer alan Christian Bale, kendisini A sınıfı oyuncular listesine sokan performansı ise Mary Harron'ın 2000 yılında Bret Easton Ellis romanından uyarladığı American Psycho filminde verdi. Bale'in hayat verdiği, hâli vakti epey yerinde olan fakat pek çok insana göstermediği karanlık bir yüze sahip bankacı Patrick Bateman, şimdiden sinema tarihinin en iyi karakterlerinden biri olarak gösteriliyor.

The Machinist (2004)

Brad Anderson'ın 2004 yılında yönettiği The Machinist ise, American Psycho sonrası sırasıyla kendisinden radikal fiziksel değişimler talep eden rolleri tercih ettiği bir döneme giren Christian Bale'in, bu anlamda en öne çıkan filmi oldu. Uykusuzluktan muzdarip fabrika işçisi Trevor Reznik'i canlandıran Bale'in tek başarısı rol için onlarca kilo vermek olmadı. Ünlü oyuncu, giderek akıl sağlını yitirmeye başlayan Trevor'un gelgitli ruh hâlini hayli başarılı bir şekilde beyazperdeye taşıyordu.

3:10 to Yuma (2007)

2005 yılında Christopher Nolan'ın yönettiği Batman Begins ile Kara Şövalye'ye hayat veren Bale, ilk bulduğu fırsatlarda tür filmlerinde yer almaya devam ediyordu. The Dark Knight öncesi Bale, James Mangold'un yönettiği, başrolü Russell Crowe ile paylaştığı 3:10 to Yuma filminde yer aldı. Bale ve Crowe'un yanı sıra Ben Foster, Logan Lerman, Peter Fonda gibi isimlerin de yer aldığı yapım, oyuncu kadrosunun güçlü performanslarıyla yakın dönemin en çok övgü toplayan western filmlerinden biri oldu.

The Fighter (2010)

Tam da Akademi'nin sevdiği tarzda zorlaycı rollere hayat vermesine rağmen bir türlü Oscar adayları arasına ismini yazdıramayan Christian Bale'in talihi, Batman filmleri arasında çektiği diğer bir film olan The Fighter ile döndü. David O. Russell'ın yönettiği filmde, boksör Micky Ward'un koçluğunu üstlenen arıza Dicky'ye hayat veren Bale, uğruna büyük bir diyet uyguladığı rolü ve nihayetinde sergilediği performansla aday olduğu Oscar'a uzanmayı başarmıştı.

Out of Furnace (2013)

Scott Cooper'ın yönettiği Out of Furnace, Bale'in Kara Şövalye Üçlemesi sonrası yer aldığı ilk yapım oldu. Scott Cooper'ın yönettiği, oyuncu kadrosunda Bale'in yanı sıra Woody Harrelson, Casey Affleck, Zoe Saldana, Sam Shepard ve Willem Dafoe gibi isimlerin de yer aldığı film, hapisten çıktıktan sonra kardeşinin intikamı için yanıp tutuşan Russell'ın hikâyesini anlatıyor. 

The Big Short (2015)

Christian Bale'in hâlihazırda performansıyla Oscar adaylığı kazandığı son film olan The Big Short ise sadece Bale'in değil, oyuncu kadrosundaki diğer yıldız isimler Ryan Gosling, Steve Carell, Brad Pitt gibi isimlerin performanslarıyla da öne çıkıyordu. 2015 yılının en iyi filmlerinden biri olarak gösterilen The Big Short, 2008 yılında ABD'de patlak veren bakacılık ve emlak balonunu ortaya çıkarmaya çalışan insanların hikâyelerini dinamik bir kurgu ve anlatıyla ele alıyordu.