31. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

517 Gösterim
11 Eylül 2020 11:12
31. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu

31. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ödüller sahiplerini buldu. Leyla Yılmaz imzalı Bilmemek filmi, Ulusal Uzun Film kategorisinde En İyi Film ödülüne layık görüldü.


T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle düzenlenen 31. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin kazananları belli oldu. Festivalde ulusal uzun, belgesel ve kısa film kategorilerinde gerçekleşen yarışmaların birincileri bu gece Büyülü Fener Sineması’nda düzenlenenen ve pandemi önlemleri nedeniyle seyirciye kapalı gerçekleşen gecede belli oldu.

 

Ulusal Uzun Film Yarışması’nda bu yıl 10 film yarıştı. Başkanlığını yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı ve kurgucu Aylin Zoi Tinel, oyuncu Berkay Ateş, oyuncu Tuğçe Altuğ ve sinema yazarı Uğur Vardan’dan oluşan Ulusal Uzun Film Yarışması Jürisi, “Bencil, sıkışmış dünyalarından çıkamayan bireylerin, büyümekte olan bir çocuğu anlamadaki acizliklerini çok etkileyici bir dille anlatabilme becerisi ve toplumsal çürümeye yaptığı vurgudan dolayı” “Bilmemek” filmini En İyi Film seçti. Leyla Yılmaz’ın yönettiği “Bilmemek”, 50 bin TL değerindeki En İyi Film Ödülü’nün yanı sıra; En İyi Yardımcı Rolde Kadın Oyuncu (Senan Kara) ve En İyi Yardımcı Rolde Kadın Oyuncu (Emir Özden) dallarında da ödüllerin sahibi oldu.

 

En İyi Yönetmen Ödülü ise “Topal Şükran’ın Maceraları” filmiyle Onur Ünlü’ye verildi. Emel Erden de aynı filmdeki çalışmasıyla En İyi Sanat Yönetmeni Ödülü’nü kazandı.

 

Festivalin kurucusu Mahmut Tali Öngören adına verilen En İyi İlk Film Ödülü’nü bu yıl, Cihan Sağlam’ın yazıp yönettiği “Uzun Zaman Önce” adlı filmi kazandı. Jüri kararında, “Erkek egemen dünyanın yozlaşmış iktidar ilişkileri içinde insanın kendisi gibi olabilme halinin elinden alınmışlığını ve sevebilmenin imkansızlığını güçlü karakterler ve tutarlı atmosferle anlatabilmesinden dolayı” denirken; filmdeki performansıyla Serdar Orçin’e En İyi Erkek Oyuncu Ödülü, Uygur Yiğit’e de En İyi Özgün Müzik Ödülü verildi.

 

En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, “Aşk, Büyü Vs.”deki performansıyla Selen Uçer’e verildi. Filmin yönetmeni ve yazarı Ümit Ünal da Onat Kutlar En İyi Senaryo Ödülü’nü kazandı.

 

Yarışmada ayrıca, En İyi Görüntü Yönetmeni “Şair” filmi ile Hakan Körezli seçilirken, Maryna Er Gorbach ve Aziz İmamoğlu da “Omar ve Biz” ile En İyi Kurgu Ödülü’nün sahibi oldular.

 

Hasan Nadir Derin, Kerem Akça ve Kurtuluş Özyazıcı’dan oluşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Ödülü de, “Sinemamızda benzerine pek rastlamadığımız bir anlatım tarzını kullanarak toplumumuzda kadının sessizleştirilmesini zekice vurguladığı için” Onur Ünlü’nün “Topal Şükran’ın Maceraları” filmine verildi.

 

11 filmin yarıştığı ve akademisyen Nihan Gider Işıkman, yönetmen, senarist ve yapımcı Rena Lusin Bitmez ile yönetmen ve belgesel yapımcısı Zeynep Gülru Keçeciler’in jürliğinde yapılan Ulusal Belgesel Film Yarışması’nın birincisi ise Ayten Başer Yetimoğlu’nun “İçimdeki Küller” oldu. 20 bin TL değerinde En İyi Belgesel Film Ödülü’nün sahibi olan ve 31 Ocak 2008 tarihinde Zeytinburnu’ndaki Davutpaşa Emek İş Hanı’nda yaşanan patlamayı konu alan “İçimdeki Küller”in ödül gerekçesinde, “Samimi ve güçlü karakter kuruluşu, konunun detaylandırılmasında başvurulan araştırma ve arşiv çalışmasının yeterliliği ve önemli bir bellek çalışması olması nedeniyle” denildi.

 

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda bu yıl 14 film yarıştı ve akademisyen Andreas Treske, yapımcı Bulut Reyhanoğlu ve oyuncu Şenay Gürler’den oluşan Ulusal Kısa Film Yarışması Jürisi, Yılmaz Özdil’in “Barê Giran (Ağır Yük)” adlı filmine 10 bin TL değerindeki En İyi Kısa Film Ödülü’nü verdi. Jüri kararında ise şunlar söylendi:“‘Barê Giran’ kadrajdan oyuncu seçimine, ses tasarımından kamera kullanımına, yalın anlatım dili, oyuncu yönetimi, mekânları konuyu desteklemek için en iyi şekilde kullanması, görüntülerin sinematografik etkileyiciliği ve diyalogların gerçeklik ve sadelikle verilmesi ile ön plana çıkıyor. Detay çalışmalarıyla Robert Bresson’un ‘Balthazar’ filmini hatırlatması ve sinema sanatına uyumlu olması ile dramaturjinin kusursuzluğu ve kısa film için uygun anlatım formatının olması jüriyi etkilemiştir. Sonuç olarak; anlattığı konunun derinlikli ve evrensel olmasıyla En İyi Kısa Film Ödülü’ne layık görülmüştür.”