Bu yıl 16.'sı düzenlenecek olan !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali, 16 Şubat'ta başlıyor. Farklı bölümleri ve yüzün üzerinde yapımı barındıran programıyla dikkat çeken !f İstanbul'dan öne çıkan 10 filmi derledik.
Biletleri hafta sonunda satışa çıkan 16. !f İstanbul'un programında, merakla beklenen T2 Trainspotting, Richard Linklater'ın Türkiye'de vizyon şansı bulamayan filmi Everybody Wants Some!!, Reha Erdem'in ödüllü yeni filmi Koca Dünya, geçen yılın sürpriz animasyonu The Red Turtle, Natalie Portman'lı Planetarium, Seth Rogen ve tayfasının kotardığı yetişkinler için animasyon Sausage Party ve Oscar adayları Tanna ile En Man Som Heter Ove gibi filmler bulunuyor. Hâlihazırda ilgi çeken bu yapımları es geçip nispeten daha alternatif bir seçki hazırladık.
2016 yılında Sundance'ta gösterildikten sonra festival yolculuğuna başlayan, Agnieszka Smoczynska'nın ilk uzun metraj deneyimi Deniz Kızlarının Şarkısı, Andersen'in ünlü masalını ters yüz ederek vampir deniz kızlarının tekinsiz dünyasını odağına alıyor.
Kleber Mendonça Filho'nun Cannes Film Festivali'nde yarışan filmi Aquarius, altmışında yaşamdan vazgeçmemiş olan Clara ve onun yaşadığı muhit üzerinden toplumun fotoğrafını çekiyor.
Old Joy, Wendy and Lucy, Meek's Cutoff gibi yapımlara imza atan Kelly Reichardt; Michelle Williams, Laura Dern ve Kristen Stewart gibi isimleri buluşturduğu filmi Certain Women'da kendine has dingin sinema diliyle üç farklı kadının hikâyesini ele alıyor.
90'lara damga vurmuş efsanevi grup Oasis'i odağına yerleştiren Oasis: Supersonic, Oasis'i gruba yakışır biçimde dinamik bir dille ele alarak müzikseverlere kaçırılmaması gereken bir belgesel sunuyor.
!f Müzik bölümünde gösterilecek olan İran'da Rave, İranlı iki genç DJ'in yaşadıkları üzerinden İran'da gizli saklı düzenlenen partilere bakış atıyor.
Anna Rose Holmer'ın yönettiği The Fits, 2015 yılında Venedik'te prömiyer yaptıktan sonra onlarca festival gezmiş, benzerlerinden sıyrılan anlatısıyla dikkat çeken bir büyüme hikâyesi.
İstismar filmlerinin görsel estetiğiyle çekilen, klasik korku ögelerine feminist dokunuşuyla dikkat çeken The Love Witch, !f Oyun bölümünün öne çıkan filmlerinden biri.
Ben A. Williams'ın yönetmenliğini üstlendiği The Pass, "erkek" sporu olarak lanse edilen, homofobinin ziyadesiyle rastlandığı futbol dünyasının içerisinden bir hikâye anlatıyor.
Black Pond filmleriyle dikkat çeken Tom Kingsley ve Will Sharpe'ın yazıp yönettiği The Darkest Universe, ünlü İngiliz mizahından nasibini almış, içerisinde pek çok gizem barındıran bir arayış hikâyesi anlatıyor.
Nicolas Pesce'nin yazıp yönettiği, geçen yılın en sıra dışı korku filmlerinden biri olarak nitelendirilen The Eyes of My Mother, sakin taşra hayatından karanlık dürtülerinden kendini daha fazla sakınamayan Francisca'nın yaşadıklarını peliküle aktarıyor.